Normal : 20 - 25
Artmış Kilo : 25 - 30
Obezite : 30 - 40
Morbid Obezite : 40 - 50
Süper Morbid Obezite : > 50

Amerikan Hastanesi

Hangi Teknik?
Obezite için çok farklı yöntemler uygulanmaktadır. Bunların rahat anlaşılması için sindirim sisteminin yapısına ve çalışmasına yakından bakmak gerekmektedir:

Yiyeceğin yolculuğu:
Yediğimiz yiyecekler dişler tarafından parçlandıktan sonra tükürük tarafından yumuşatılır. Daha sonra yutma işleminin istemli ve istemsiz hareketlerin birleştiği evre başlar. Bu evrede dil yukarıya ve arkaya doğru hareket ederek yiyecekleri yemek borusuna doğpru iter. Bundan sonraki aşamalar tamamamen refleks hareketler olarak düzenlenir. Epiglot nefes borusunu yumuşak damak ise nazofarenksi (burun boşluğu) kapatarak yiyeceğin yemek borusuna gitmesini sağlar. Yiyeceğin yemek borusuna doğru hareket etmesini sağlayan bir diğer etken de oluşan basınç farkıdır (yaklaşık 60 mmHg).

Yiyecek yemek borusuna giridikten sonra peristaltik hareketler ile mideye doğru itilir. Mide büyük parçalar halinde gelen yiyeceklerin çalkalama hareketleri ile daha küçük partiküller haline getrilimesini sağlar. Midede bir takım sindirim işlevi olmakla beraber esas emilim işlemi ince barsak düzeyinde olur. Kalın barsak ise su emilim ve dışkı depolaması gibi görevleri yerine getirir.

Doyma hissi nasıl oluşur?

Doyma hissinin oluşumu bir çok faktöre bağlıdır. Bu eylem sosyal, kültürel ve kişisel faktörlerin etkisi altındadır. Son yıllarda obezite üzerine yapılan fizyolojik çalışmalar doyma hissinin midede oluşan gerilme ve geşmeler sonucu oluşan bazı hormonlar beyindeki hipotalamus bölgesinde doyma hissini oluştururlar.
Obesite için yapılan cerrahilere tıbbi literatürde BARİATRİK CERRAHİ (Bariatric Surgery) denmektedir (Baro = ağırlık; -iatrik (tıp dalı).

Obesitenin tedavisi için yararlanılan tedavi yöntemlerini dört başlık altında toplayabiliriz:
1.Restriktif (kısıtlayıcı yöntemler)
2.Malabsoptif (emilimi bozocu) yöntemler
3.Hem restriktif hemde malabsoptif yöntemler
4.Doyma merkezi üzerinde etkili yöntemler

1. Restriktif (kısıtlayıcı) yöntemler:
Restriktif yöntemlerin içinde en yaygın olanı mide bandıdır. Yaygın olarak mide kelepçesi olarak bilinen mide bandı midenin girişini daraltarak ve erken doyma hissi oluşmasını sağlayarak kilo kaybına neden olur. Mide bandı laparoskopik veya açık olarak uygulanabilir. En ideali laparoskopik yöntemdir.
Mide bandı uygulaması hakkında bilinmesi gereken önemli birkaç nokta vardır:
Ameliyat öncesi cerrahinin yolunda gidebilmesi yapılası gereken birçok tetkik vardır. Kan tetkikleri, endokrinolojik tetkikler, psikiyatrik inceleme, beslenme alışkanlıklarının belirlenmesi ve ultrasonografi bunların başında gelir.
Ameliyat sırasında alınması gereken önlemler vardır. Pıhtıyı önlemek için özel çoraplar, bacaklara masaj yapan cihazlar ve kan sulandırıcı ilaçlar gereklidir.
Teknik olarak çok zor bir yöntem olmamasına karşın cerrahın deneyimi çok önem taşımaktadır.
Piyasada çok değişik bant çeşitleri mevcuttur. Kullanılan bandın kalitesi ve yumuşak olup olmadığının mutlaka sorgulanması gerekmektedir.
Mide bandı uygulamasının ardından hastayı uzun bir süreç beklemektedir. Bandın belli aralıklarla ayarlanması gereklidir.
Yukarıda yazılan nedenlerden dolayı mide bandı uygulaması bir EKİP işidir. Mutlaka tam teşekküllü bir merkezde yapılmalıdır.
Restriktif bir diğer yöntem ise 'Sleeve Gastrectomy' (midenin tüp şeklinde küçültülmesi) yöntemidir. Mide laparoskopik olarak özel aletler ile küçültülür.
Mide bandı uygulamasına göre daha büyük bir ameliyattır. Süper morbid obez hastalarda mide bandına bir alternatif olarak kullanılmaktadır.Sonuçları iyi olmakla beraber zamanla kalan mide hacmi büyüyerek tekrar kilo alma söz konusu olabilmektedir.
Son yıllarda yaygınlaşan mide balonu uygulaması mide hacmini küçülterek yenilebilen miktarı azaltmaktadır. Mide balonu uygulaması uyumu çok zor bir yöntemdir. İlk günler veya haftalar çoğunlukla bulantı ve kusma ile geçer. Balona alışmadan çıkarılmasını isteyen hasta sayısı hiç de az değildir.

2. Malabsorptif (emilimi bozan) yöntemler:

Bu yöntemler günümüzde artık kullanılmamaktadır. Bu tür yöntemlerde ince barsağın en üst kısmı kalın barsağa yakın bir yere birleştirilir ve yiyeceklerin ince barsağa uğramadan geçmesi sağlanır. Artık kullanılmamak olan bir yöntemdir.

3. Restriktif + malabsorptif yöntemler:

Bu tür yöntemlere en iyi örnek gastrik bypass amleiyatıdır. Morbid obezite cerrahisinde kullanılan en etkin yöntemlerden biridir. Fakat teknik olarak ağır bir ameliyat olduğu için çok tecrübeli bir ekip gerektirir. Mide ve barsakların akış yönü değiştirildiği için geri dönüşü olmayan bir tekniktir.

4. Doyma merkezi üzerinde etkili yöntemler:

Bu tür yöntemler giderek yaygınlık kazanmaktadır. En çok bilinen ve kullanılan yöntem midenin fundus adı verilen bölgesine konulan ayarlanabilir protezlerdir (ENDOGAST).Bu yöntemde yutularak mideye konulan ve içine sıvı doldurularak şişirilen balon yöntemine göre çok daha az rahatsızlık vermektedir. Mide balonu konulan hastalarda en sık karşılaşılan problem kusma ve ağrıdır. İlk adaptason döneminde (2 haftaya kadar uzamakla beraber 3-5 gün civarında şikayetler azalır) görülen bu tür problemler ayarlanabilir mide protezinde görülmez. Ağırlığı 7 gr olduğu için fazla şikayete neden olmaz. Endoskop ile takılır ve çıkarılır. Kliniğizde en sık kullanılan yöntemdir.