Normal : 20 - 25
Artmış Kilo : 25 - 30
Obezite : 30 - 40
Morbid Obezite : 40 - 50
Süper Morbid Obezite : > 50

Amerikan Hastanesi

YO-YO ETKİSİ: Neden Zayıflayamıyorum?
Obezite Merkezi - Obezite Bilgi Merkezi


yoyo01Obezite hastalığı mağdurları çoğunlukla kendilerini bir girdabın içine düşmüş gibi hissederler. Denenen bütün yöntemler çaresiz kalmıştır. Girdap döner, döner, döner… Birçok zayıflama yöntemi denenmiş ve bir işe yaramamıştır. Bu sorunun bir hastalık olduğunu kavrayamayan kişiler tarafından acımasızca yargılanmalar, eleştirilmeler ve kınanmalar. Sorunun kökenine inmeden yapılan yargısız infazlardır bunlar. Sorun hep hastadadır. Diyet yapmamıştır, hareket etmemiştir, çok yemiştir, kendine sahip olamamıştır, karakteri zayıftır; hep de kötü bir sıfatla anılan birşey yapagelmiştir. Bu yaşadığımız dünyanın, bu toplumun, ailemizin, işimizin, çevremizin, vücudumuzdaki hormonların, yediklerimizin içindeki katkı maddelerinin, boyaların, tarım ilaçlarının hiç mi etkisi yoktur? Üçte birimizin obez olduğu Türkiye’de suç kimindir?



Araştırmalar birçok obezite hastasının başarısız zayıflama deneyimlerinden geçtiğini göstermektedir. Tipik “Yo Yo Etkisi” aşağıdaki şekil ile tanımlanabilir:



yoyo-etkisi



Düşük kalorili diyetlerle zayıflayan birçok kişi “zayıflamadan önceki haline göre, kendilerini daha aç hissettiklerini ve zihinlerinin yiyeceklerle daha fazla meşgul olduğunu” söylemektedir. Yöntemi ne olursa olsun zayıflama sürecine giren ve çıkan kişilerde biyolojik olarak değişiklikler oluşmaktadır. Örneğin. Açlık hormonu olarak tanımlanan Ghrelin hormonu seviyesi diyet sonrasında ortalama %20 artmaktadır; yani diyetten çıkan bir kişinin daha çok acıkmasının açıklaması hormonlardadır. İştahı bastıran hormon olarak bilinen Peptid YY seviyesi diyet sonrası aşırı düşmektedir.

Dünyanın en saygın tıbbi yayın organlarından “New England Journal of Medicine” Dergisinde konu ile ilgili yayınlanan makalerden birinin yazarı olan Proitto: “Vücudumuzda tekrar kilo almamız için mücadele eden ve direnç yaratan bir mekanizma mevcuttur” demektedir.

Obezite Alın Yazısı mı?

Genetik çalışmalar, 32 farklı gen değişikliğinin obezite ve fazla kilolulukla ilgisinin olduğunu saptamışlardır. Fakat obeziteye yatkınlığı test edecek bir genetik test henüz keşfedilememiştir. İnsan DNA’sındaki bazı gennlerin daha yağlı yiyecekleri tercih etmemize sebep olduğu gösterilmiştir. Belki de, bu genleri taşıyan kişiler için, yüksek kalorili beslenerek kilo almak kaçınılmaz olabilir.

Bir kere kilolar artınca onlardan kurtulmak için olağanüstü bir çaba sarfetmek gerekmektedir.  Yale Üniversitesi uzmanları 10.000 kişinin diyet ve egzersiz ile kilo verme mücadelesini takibe almışlar ve  kilo almamayı başarabilen insan sayısının çok az olduğunu göstermişlerdir.

Su İçsem Yarıyor!: Bazal Metabolik Hız Ölçümü


yoyo-etkisi02

Mevcut hesaplama yöntemleri aynı kilo, boy, yaş ve cinsiyette kişilerin aynı metabolik hızda olduğunu varsayarlar. Oysa bu doğru değildir. Metabolik hız ölçümü yapıldığında bireyler arasında büyük farklar olduğu ortaya çıkmaktadır. Metabolik hız ölçümü yaklaşık 30 dakika süren ve soluduğumuz havadaki değişikliklerin ölçülmesiyle yapılan basit bir testtir. Metabolik hızı düşük bireyler çok düşük kaloriler ile beslendiğinde bile kilo alabilmektedir.

Aktivite Ölçümü
Her bireyin hayat stili diğerinden farklıdır. Aynı hareketleri yaptığında yaktığı kaloriler değişebilmektedir. Bunu ölçmenin tek yolu aktivite ölçümünde kullanılan cihazlardır.

Çözüm Nedir?
Fazla kilo, obezite, morbid obezite şeklinde giden girdaba kapılan hastaya bir elin uzanması gerekmektedir. Bu tedavi basit diyet reçeteleri ile halledilemeyecek kadar karışıktır ve ekip yaklaşımı gerektirir. Birçok ileri derecede obez hastada cerrahi alternatifleri zaman kaybettirmeden ve hastaya daha da kilo aldırmadan baştan önermek en doğru olanıdır.

İster cerrahi tedavi olsun, isterse tıbbi tedavi, hastaların metabolik hızınıza ve aktivite düzeyinize uygun, terzi elinden çıkmış gibi üzerine uyan “Haute Couture” bir hayat stil değişikliği planı yapmak gerekir.